Maastricht / HOLLANDA

Maastricht Hollanda’nın Almanya ve Belçika sınırındaki küçük ve inanılmaz güzel bir şehri. Maas nehrinin kenarına kurulmuş ve bu yüzden adını nehirden almış şehir, gerçekten büyüleyici. Sokaklar, evler, köprüler, kiliseler gerçekten inanılmaz. Geçen kış Aachen’dan 45 dk’lık bir otobüs yolculuğuyla gittiğim Maastricht gerçekten gezimdeki en güzel yerlerden biriydi. Hem de vize veya pasaportumu kullanmadan. Evet Almanya’nın Aachen kentinden bildiğimiz belediye otobüsleri gibi bir otobüse biniyorsunuz ve gidiş dönüş 7 (yedi) Euro ödeyerek ülke değiştiriyorsunuz. Yolda Hollanda sınırının bulunduğu kasabaya ( Vaals ) geldiğimizde otobüs bir park alanında durdu ve şoförü değişti. Anladığım kadarıyla sınırdan sonrasını Hollanda‘lı bir şoför götürdü. Yolda sağ-sol tamamen çayırlar ve küçük koruluklarla kaplı. Böyle bir 45dk sonrasında Maastricht ‘e geldik. Sokaklar zaten büyüledi bizi ve yürümeye başladık. Ordaki ara sokaktan diğerine, oradan tekrar ana caddeye yürürken gördüğümüz her şey bizi büyüledi.

Yaklaşık 1-1,5 saat gezip yorulduktan sonra bir parka oturduk. Kış olduğu için fazla duramasak da midemizden gelen sesi duymamıza yetecek kadar dinlenmişiz. Ne yesek diye bakınırken köşedeki küçük dükkan, çizgi filmlerdeki gibi kokusuyla bizi kendine çekti. Hayatımda yediğim en güzel waffle’ı orda yedim mutlaka denemelisiniz. Bizim bildiğimiz yumuşak hamurlu, içi meyve dolu değil. Sadece waffle hamuru düşünün, ama dışı çıtır içi yumuşacık ve içinde çikolata olanlardan alabiliyorsunuz. Boyutu da bildiğimiz waffle’lar kadar, daha kalın ve dikdörtgen şeklinde. Hem de 1-2 euro gibi bişeydi fiyatı eğer giderseniz Maastricht ‘e veya Hollanda’ya mutlaka denemelisiniz. Ayrıca soğuğu dert etmiyorsanız mutlaka kışın ya da son baharda gidin. O kasvetli ortamı iyice hissediyorsunuz. Bu arada kısa bi bilgi, coffee shop’lar Hollanda’nın her yerinde olduğu gibi Maastricht’te de yasal. Ama sokakta içmeyi çok katı bir şekilde yasaklıyorlar. (yersen =) )

maastricht hauptbahnhof

Maastricht tren istasyonu, diğer avrupa kentlerinde olduğu gibi şehrin kalbi.

O filmlerde gördüğümüz sivri çatılı Hollanda evleri. 1904’ten beri yaşıyor tadaki bina. Yanındakiler de belki bir o kadar senedir ayakta. Gerçekten tarihi dokuyu çok iyi korumuşlar ve iç içe yaşamayı bilmişler.

Burası da St. jan kilisesi, gidince mutlaka görülmesi gereken bir yer. Sokaklardan biraz tırmanarak nehirden yükseğe çıkınca karşınıza çıkıveriyor.

Maastricht sokakları aynen böyle, insan burda yaşlanmaz.  O kadar sessiz ve huzurlu ki hiç dönmek istemedik.

Bu bina da çok ilgimi çekmişti. Bunun gibi kanal üzerine kurulmuş birçok bina var şehirde. Değişik mimari çözümler geliştirmişler.

Burası da maastricht çarşı =) Tekrar tekrar söylüyorum, binalar ve sokaklar beni büyüledi.

Nehir kıyısından bir görünüm. Şehirde hatırladığım kadarıyla 2 köprü var bunlardan bir tanesi fotoğrafın sağında görülüyor. Pozlama biraz hatalı ama bence böyle de mistik bir hava katmış fotoğrafa.

Bu da gezinin son fotoğrafıydı. Dijital makinede olanlar da var ama bunlar daha bi anlamlı benim için. Filmli makinede kullandığım ya 5 ya da 6ncı film bu. Yeni başladığım zamanlardan yani. Daha sonra parayı buldum bi şekilde dijitale geçtim ama gerçekten filmli makineyle çekim yapmanın tadı çok farklı.

Makine: Canon EOS 300
Film: Kodak 200ISO

Not: Filmden CD’ye aktarım esnasında enstantane hızı ve diyafram gibi teknik bilgileri alamadığım için bu seferlik sizinle paylaşamayacağım. Ancak bundan sonrakilerde her tür teknik bilgi yer alacak, bu durum yalnızca Maastricht ‘e özel.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s